![]() |
||
|
2- Koku Alma Koku alma yeteneklerinin gelismis olmasi sayesinde köpekler karsilarindaki canlilarin fiziksel özelligini basit bir koklamayla anlayabilirler. Kendi aralarindaki iletisim de büyük ölçüde koklayarak gerçeklesir. Bu gelismis koku duyulari, insanda da mevcut olan koku alma merkezi bulbus olfactarius'un daha büyük olmasi ve buraya ulasan sinir hücrelerinin yogunlugudur. Köpekler, evcil hayvanlar içinde en iyi koku alandir. Köpeğin beyninde koku duyusuyla ilgili bölgenin, insana göre çok daha büyük oldugu gerçektir. Köpekte koku korteksi beynin 1/3'üdür, bu rakam, insanda, ancak 1/20'dir. Koku alma duyusu iki sekilde kullanilir: Ya bir maddenin koklanarak analizi ya da tat alma duyusuyla ortak kullanim. Dolayisiyla koklamak köpek yasaminin en vazgeçilmez duyusudur. Bu bakimdan koklama duyusu, görme ve duyma duyularindan daha önemlidir. Kör bir köpek yasamda, koku duyusu olmayan bir köpek kadar zorluk çekmez. Köpekler burnuyla görür deyimi son derece yerinde bir deyimdir, çünkü:
Ayrica koklama, köpekler arasi iletisim için son derece önemli bir araçtir. Bütün köpekgiller, iletisim için birbirlerinin agiz çevrelerini koklarlar. Köpekleri, tüm bu şaşırtıcı özellikleriyle birlikte, kusursuz bir sekilde Allah yaratmistir. Allah, Kendi yaratisindaki üstünlük için Kuran'da söyle buyurmaktadir: O Allah ki, yaratandir, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'sekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlarin tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Hasr Suresi, 24) 3- Tat Alma Köpekler, insaninkine benzer bir tat alma duyusuna sahiptir. tad alirken sahip olduklari büyük, kasiksi dili kullanirlar. Dillerinde varolan reseptörler sayesinde tad alma duyulari oldukça güçlüdür. Örnek vermek gerekirse farkli su kaynaklarindaki tad farkliliklarini rahatlikla ayirt edebilirler. Bu duyu alinan gidanin tadiyla kokusunun bilesimidir. Tat duyusu, dil yüzeyinde bulunan ve papilla adi verilen alicilar tarafindan algilanip, sinirler yoluyla beyne iletilir. Köpekte, sekere duyarli olan ve bazi amino asitlerden de kuvvetli sekilde etkilenebilen tat alicilarinin sayisi, diger alicilardan daha fazladir. Bu aminoasitlerin çogu, bu alicilarda seker tadi uyandirdigindan tatli aminoasit adini alir. (L-sistein, L-pirolin, L-lizin ve L-löysin) Bu maddelerin çogu insana aci gelir. Köpekler, bu grup maddelerden olan L-triptofani sevmez. Kedilerle köpekler arasindaki en önemli farklardan biri olan, sekerli gidalarin sevilip sevilmeme nedeni de bu alicilar arasindaki farkliliklardir. Köpekte sekerden sonra en fazla, asitlere duyarli alicilar vardir. Bu alicilar, fosforik asit, karboksilli asitler, nükleotid trifosfatlar ve histidin gibi maddelerin yani sira L-taurin ve L-sistein gibi aminoasitler tarafindan uyarilir, inosin monofosfat ile de inhibe olurlar. Kediye kiyasla daha fazla omnivor (hem otçul hem etçil) olan köpek, seker ve meyve gibi yüksek enerjili gıdaları yeme avantajina sahiptir.
|
||
![]() |